seccckin yazdı: Vali beyde bana şu cevabı verdi. "Mahkeme kararı ile mi Vali oldum da Mahkeme kararı ile geri geleyim. Demek ki benimle çalışmak istemiyorlarmış uzatmanın anlamı yok" diyerek lafını bitirdi.
Bak senin asıl anlaman gereken şu: vali dediğin kişi "memur"dur. Kararname ile atanır, aynı şekilde görevden alınır.
Federasyon başkanı "memur" değildir. Seçimle iş başına gelir. Senin, benim verdiğimiz oy ile.
Bir insanı "kul" olmaktan çıkarıp "vatandaş" yapan da işte bu oy (seçme) hakkıdır. Ağzına tokatı vurup elinden bu hakkını almak isteyen olabilir. Sen hakkına sahip çıkmazsan senin adın "vatandaş" olmaz "koyun" olur. Bedava ot ile beslerler, yününden sütünden faydalanırlar, zamanı gelince kurban bayramında tencerelere girersin.
Konu budur, gerisi lafı eğip bükmekten öteye gitmez.
Bir de ikinci bir sınıf tayfa var ki onlar biraz daha kurnaz. Bütün hilekarlığın farkındalar aslında. Sadece işlerine geldiği için ses çıkarmıyorlar. Başka zaman aynısı kendilerinin başına gelse bu forumu başımıza yıkarlar. Kıyamet kopar. Ama şimdi laf dolandırıp abuk sabuk,kendi içinde tutarsız ve yanlış öncüllere dayanan, neresinden tutsan elinde kalacak kaptan hikayeleri ile bebek uyutuyorlar. Aslında hepimiz biliyoruz neyin ne olduğunu işte. Sizi kendi vicdanınızla başbaşa bırakıyorum.
Benim açımdan bu iş insan gibi davranma olayıdır. Kimsenin sözcüsü değilim, hiç de olmadım, delege olarak oy kullandım, hakkımın peşindeyim. Oy hakkımı gasp eden "yüce" makama karşı durmaya devam edeceğim. Pardon, bunun da kibarcası çıkmış: "benimle çalışmak istemeyen" demeliydim herhalde. Bizi "salak" mı sandınız yahu? Kelime oyunları ile duzenbazlığa kılıf uydurmak çıktı başımıza bir de...
---------------
Bu kısım da seçim dönemine ilişkin kişisel görüşlerimdir:
Delegesi olduğum klüp adına bütün başkan adayları ile tek tek başbaşa görüştük. Şeffaflık açısından da bütün görüşmelerimizi tek tek forum üzerinden duyurduk. Açın bakın.
Son güne kadar bütün camianın tek adayda birleşmesi için çaba gösterdik. Bu adayın kim olması gerektiği konusunda kulis yapmadık. Camiadan çıkan adayların kendi aralarında önseçime gitmesini istedik o kadar. Buradan kim çıkarsa çıksın sonuna kadar arkasında duracağımıza söz verdik.
GSM'den önümüze sürülen Enver Bey ile kişisel problemimiz olmamasına rağmen, bize dışarıdan zorla dayatıldığı için karşı çıktık. Bunu da en başından beri açıkça söyledik. Kendisi ile el sıkıştık dostça konuştuk.
Seçimden bir gün önce bize ankara'dan tehdit telefonları açıldı. "Size iş yaptırmayız" dediler, kulak asmadık.
Seçim günü önümüzde iki tane aday vardı, biri Nihat bey, diğeri Enver bey. Tahsin bey hiç aday bile olmadı, Adem ise o gün çekildi. Eee, nerede alternatif çözüm?
Bu durumda ne yapmamız bekleniyordu acaba? Biri gelsin bana söylesin? GSGM'yi mi destekleyecektik?
Evet, ne yapacaktık? Gayet açık ve net bir soru. O kadar laf çevirenler bir cevap versinler, onlar ne yapardı acaba?
Muhalif düşüncedeki kişiler GSGM'ye destek vereceğini açıkladığı için sayılara bakınca biz zaten seçimi GSGM'nin kazanacağına inanmıştık. Yine de duruşumuzu bozmadık ve sürpriz bir sonuçla Nihat bey tekrar kazandı.
O günden sonra yaşananlar üzerine bizzat kendim dava açılması, dilekçe toplanması ve ortak tepki oluşturulması için çaba sarfettim. Çoğu forumda mevcut. Yaptıklarımın sonuna kadar da arkasındayım. Yine yaparım.
Buradaki isim "tahsin", "adem" hatta "semih" bile olabilirdi. Hiç bir tereddüt etmeden sonuna kadar aynısı yapardım zira doğru doğrudur, yanlış yanlıştır. Kendi hakkımızı arayamayacak mıyız bu memlekette?
Federasyonun kapatılmasının bir sebebi varsa o da henüz ergenlikten çıkamamış bazı makam sahiplerinin hazımsızlığıdır. Demokrasi, halkın iradesi, seçim sonucu gibi lafları sadece salataya sos olarak kullananlardır, buna çanak tutanlardır.Kendini hala vatandaş olarak görmekten yoksun olanlardır, birinin himayesine girmeden adam olamayacağına inanan asalaklardır.
Yahu siz açıkça görmüyor musunuz? Buradaki plan GSGM'nin federasyonu tamamen kontrol etme isteğidir. Ankara'daki adamların kendi aralarında oynadıkları makam paylaşma oyununun bir parçasıdır sadece. Havacılık, spor filan hiçbirinin umurunda bile değildir. Bırakın XC'yi, yarışmayı filan; sorsanız tek bir tanesi yamaç paraşütü nedir bilmez, görse tanımaz. Hepsinin derdi kendi adamını alıp biyere sokmak. Bunlara mı bel bağlayacaksınız? Gelişen vücutlar federasyonu sonrasında ne olacak sanıyorsunuz? Üzerinize gül mü konduracaklar?
Saf mısınız?
artık kaldıysa, iyi bayramlar...
(bu konu hakkında son yazımdır, artık içimi boşalttım rahatladım)