Yamac Parasutunde Karbon Kullanimi - Ozone BBHPP

Yamacparaşütü ile ilgili genel konuları buraya yazabilirsiniz.

Moderatör: Moderatör Ekibi

Kullanıcı avatarı
saruhanu
Mesajlar: 35
Kayıt: 24.08.2008, 00:14
Ad Soyad: Saruhan Onur Ünlü
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Yamac Parasutunde Karbon Kullanimi - Ozone BBHPP

Mesaj #1 gönderen saruhanu » 1 on yıl 6 yıl önce (27.02.2010, 20:01)

Merhabalar,

Yamac Parasutu gunumuzdeki performansini ve guvenilirligini yakalayana kadar uretici firmalar pek cok arastirma ve gelistirme yaptilar. Tabii performansla guvenlik arasinda bir takas (mubadele, "trade-off") mevcut. Yani yapilan arastirmalar hem guvenligi hem performansi ayni anda artirmak icin.

Bir kanadin guvenli olmasi temelde
- kapanmalara karsi direncli olmasi (kolay kapanmamasi), ve
- kapanmalarin acilisinin kolay ve tehlikesiz olmasi
basliklarini hatirlatiyor bana.

Diger nokta olan performans ise,
- Yuksek suzulus oranini ("glide ratio") ve
- Minimum hava surtunmesini, (yuksek hiz)
birlestirilerek yakalaniyor kanimca. Tabii bahsettigim unsurlar mesafe ucuslari acisindan.

Not: Belirtmek isterim ki niyetim kapsamli bir guvenlik/performans tanimi yapmak degil sadece bana gore temel unsurlarini on plana cikarmak. Yanlisim eksigim varsa lutfen duzeltiniz.

Yazimin devaminda, oncelikle PWC Super Final'de ilk iki sirayi alan Ozone BBHPP'de kullanilan karbon teknolojisinden bahsedecegim. Ardindan yamac parasutunde karbon kullanimi konusunda uluslarasi arenada yapilan tartismalari ve hakim gorusleri dayanaklari ile paraglidingforum'dan (http://www.paraglidingforum.com/viewtopic.php?t=29308) aktarmaya ve derlemeye calisacagim. Umarim bu konu altinda goruslerin paylasilmasina vesile olur.


Ozone, 2008'de basladigi "Performance Project" (http://www.flyozone.com/performance/) altinda yuksek performansli bir yarisma kanadi gelistirmeyi amacliyordu.
Bu dogrultuda
- once 11:1 gorunus oranli (aspect ratio) ve 2 kolonlu HPP'yi (High Performance Paraglider, Yuksek Performansli Yamac Parasutu),
- ardindan BBHPP'yi (babyHPP) gelistirdiler.
2009 PWC Super Final'de yarisan BBHPP ilk iki sirada yer alarak yuksek performansini gostermis oldu. Peki neydi bu yuksek performansi saglayan?

Russel Ogden'in dedigine gore, Ozone bu performansi yakalamak icin, BBHPP'nin her hucresinde enlemesine (hucum kenarindan firar kenarina dogru) 1,2mm capinda karbon destek cubuklari kullanmis. Bu sayede kapanmalara karsi daha direncli olan kanadi, sadece 2 kolon kullanarak ucabilir kilmislar. Daha az ip, daha az surtunme ve daha cok performans anlamina gelen bu gelismeler yamac parasutunun gelecegi icin yeni ufuklar acacaga benziyor.


Peki tartisma nerede diyeceksiniz? Tartismanin temeli yamac parasutunde karbon kullanilmasinda yatiyor. PMA'da (Paraglider Manufacturers Association, Yamac Parasutu Ureticileri Dernegi) tartisildigi uzere yamac parasutunde kullanilacak malzemelerin 1cm capinda bir daire etrafinda yapilarinda deforme olmadan (kirilmadan) bukulebilir olmasi gerekiyor. Yamac parasutu bunyesinde kullanilan karbon cubuklar 10 cm capinda bükülebiliyor. Fakat daha kucuk kivrimlarda plastik olmayan deformasyon, yani kirilma meydana geliyor. Bu noktada bir ara verip gunumuzde yamac parasutunde destek yapisi olarak kullanilan karbon disindaki maddelere ve kullanim bicimlerine deginme geregi duyuyorum.

Bildiginiz uzere hucre agzini acik tutmak ve kanadin profilini korumasina yardimci olmak icin degisik guclendirme yontemleri uygulaniyor. Cogunlukla karsilastigimiz hucre duvarlarinda kullanilan Mylar Sheet guclendirmesi bunlardan bir tanesi. Mylar yeterli bir guclendirme sagliyor olsa da oldukca kolay ve cabuk yipranarak deforme oluyor, sertligini ve boylece performansini kaybediyor.
Resim
Hucre Duvarinda Mylar Guclendirmesi

Daha etkili bir guclendirme yolu Gin tarafindan gelistirilen Rigifoil sistemi. Rigifoil hucre agizlarina yerlesitirilmis plastik cubuklardan olusuyor. Bu cubuklar Mylar'dan daha iyi guclendirme saglarken onlardan daha hafif oldugu icin kanada performans sagliyor. Resim
Rigifoil Guclendirme Sistemi

Demek ki gunumuz kanatlarinda kullanilan yontemlerde malzeme olarak plastik kullaniliyor (Mylar da bir plastik turevidir). Ve kullanilan guclendirme sisteminin performansinda onemli bir olcut dayaniklilik/agirlik orani. Mylar'in dayanikliligi zayif oldugu icin cokca kullanilmasi gerekiyor bu da agirligi artiriyor. Rigifoil sisteminde cubuk seklinde kullanilan plastigin dayaniklilik/agirlik orani Mylar'a gore daha fazla. Peki karbon?

Karbon'un dayaniklilik/karbon orani plastige gore oldukca yuksek. Yani BBHPP'de oldugu gibi sadece 150gr karbon cubuk kullanimi kanada hatiri sayilir bir guclendirme sagliyor ki 2 kolonlu tasarimlar gerceklenebiliyor. Madem karbonun dayaniklilik/agirlik orani bu kadar iyi neden PMA'da karbon kullanimi tartisiliyor?

Sorun karbonun deformasyonunun elastik olmamasinda yatiyor. Karbonun deformasyonu kirilma seklinde gerceklesiyor. Oysa plastik daha elastik oldugu icin eski sekline donebiliyor. Tabii bu demek degil ki karbon plastikten daha dayaniksiz. Karbon plastikten daha buyuk kuvvet altinda deforme oluyor ama bu deformasyon plastikte bukulme seklinde olurken karbonda kirilma seklinde oluyor.

Tartismaya geri donersek PMA'daki tartisma sonucu uyelerin %75'i kullanilacak malzemelerin 1cm capinda bir daire etrafinda yapilarinda deforme olmadan (kirilmadan) bukulebilir olmasi gerektigini savunurken sadece %25 bu limiti 10cm olabilecegini yani karbon kullanilabilecegini soyluyor.

Bu noktada belirtmem gereken bir anektod var ki: Formula 1'de Ferrari yuksek teknolojili yeni bir arac gelistirip yarislarda fark atinca diger firmalar bu teknolojinin yarislarda yasaklanmasi gerektigini savunmuslardi cunku kendilerinde olmayan bir teknoloji idi. Acaba BBHPP ardindan PWC'de karbon kullaniminin tartisilmasi da bu gibi bir durum mu?

Sadece bu acidan bakmak tabii ki yanlis. Cunku karbon kullanilmasin diyen kisilerin de hakli sebepleri var. Karbon kirilarak deforme oldugu icin sert bir kapanma sonucu bir ya da bir kac destek kirilabilir. Bu kirilmanin ardindan kapanmayi acmak mumkun olacak mi? Cevaba iliskin ipuclarini BBHPP'nin asimetrik, frontal, stall ve spiral denemelerinin videosunda bulabiliriz sanirim.

BBHPP - Ucus Testi - http://www.vimeo.com/8612821

OZETLE:

Ozone uretimi BBHPP PWC'ta karbon kullaniminin performansi artirdigini gosterdi. Ayrica guvenli de, yarisma boyunca 3 defa %50 asimetrik kapanma yasayan BBHPP pilotlari, hic frontal kapanma yasamamis. Ve asimetriklerin cikislari da siradan bir yarisma kanadi gibiymis. (paragliding forum'dan okudugum kadariyla)

Yani karbon kullanmak yazimin basinda yaptigim tanimlara gore hem performansi hem guvenligi artiriyor.

Karbon kullanimina karsi cikanlar, karbonun plastikten daha kuvvetli olmasina karsin plastik kadar esnek olmadigi ve kirilgan olusu sebebini one suruyorlar. Icinde esnek olmayan madde icerdigi icin yamac parasutunden farkli bir kategoride (parhanglider - (delta kanat + yamac parasutu) / 2 ) degerlendirilmesi gerektigini soyluyorlar.

Karbon kullanilmali diyen kesim ise, Ozone'un BBHPP'ile frontal, asimetrik, spiral, stall denemeleri videolarinda her hangi bir sorun olmadigini ve BBHPP'de goruldugu gibi karbonun bir cigir acabilecegini bu gelisime ket vurulmamasi gerektigini soyluyorlar. Ayrica yamac parasutunun taniminda kullanilan maddelerin esnekliginden ziyade, tak-cikar parcasi olmadan katlanip sirt cantasina koyulabilme kriterine yer verilmesi gerektigini savunuyorlar.

Yamac parasutleri gelismeye devam edecek ve insallah sonunda yuksek performansin yaninda yuksek seviyede bir pasif guvenlik sunan XC makineleri dogacak.

Sahsen karbon kullanimi ile acilabilecek yeni kapilarin (2 kolon, kapanmalara daha direncli kanatlar) engellenmemesi gerektigini dusunuyorum. Belki karbonun kirilganligini azaltmak icin karbon-kevlar kompoziti bir yapi kullanilabilir. Umarim Ozone'un onculuk ettigi karbon destekli yamac parasutleri uzerinde calismalar surer ve daha yuksek performansli kanatlar uretilmeye devam eder.

Saygilarimla,

Saruhan Onur Unlu


Kullanıcı avatarı
cincir
Mesajlar: 541
Kayıt: 26.08.2006, 17:13
Ad Soyad: Güngör Şen
Şehir: Adapazarı
:
Moderatör
Aldığı Beğeni: 11 / 2
Yaş: 54
İletişim:
Pilot Menüsü: 

Mesaj #2 gönderen cincir » 1 on yıl 6 yıl önce (27.02.2010, 23:17)

Öncelikle konu başlığı ve emeklerin için teşekkürler.

Eski mesajlarıma baktımda 26.12.2006 tarihinde bu sistemden bahsedip neden olmasın falan diye yazmışız bazı arkadaşlarla.
Eminim bu çalışmalar engellenmezse yp de çığır açılacaktır. (umarım engellenmez)

Kullanıcı avatarı
saruhanu
Mesajlar: 35
Kayıt: 24.08.2008, 00:14
Ad Soyad: Saruhan Onur Ünlü
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #3 gönderen saruhanu » 1 on yıl 6 yıl önce (27.02.2010, 23:49)

Haklisiniz benzer calismalara 2006 yilina ait bir ypforum basliginda (http://www.ypforum.com/viewtopic.php?t=1068) da rastladim. Fakat yeni bir konu basligi acmanin daha uygun olacagini dusundum. (http://www.ypforum.com/viewtopic.php?p=34448#34448)
Ben tesekkur ederim.

Saruhan Onur Unlu

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #4 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (01.03.2010, 20:48)

Selamlar,

Öncelikle emeğin için teşekkür ederim Onur güzel bir metin olmuş.Ayrıca bu konunun 2006'da bizim pilotlarımız tarafından detaylı bir şekilde dile getirilmiş olması da çok keyif verici :)

Ben kendi adıma bu gelişmeyi destekliyorum,özellikle dünyadaki pilot kalitesindeki gelişmelerden sonra bu fikir çok mantıklı,ancak bazı şeylerin de kontrol altina alinmasi gerektiğini düşünüyorum.Başlıca kimin hangi kanadı alabileceği konusu.Benim bildiğim kadarıyla bazı satıcıların referans uygulaması dışında isteyen herkes istediği kanadı alabiliyor ayrıca satıcı dikkat etse bile daha dolaylı yollardan alınabiliyordur.Bu konu aslında ayrı bir başlık farkındayım ancak bu konuyla bağlantılı olduğundan sormak istedim bu konuyla ilgili yapılan bir şey var mı?

Bir de bir konu dikkatimi çekti,karbon çubuk kullanımının 2 kolonlu kanatları mümkün kıldığı,bence bu dolaylı bir etki ve bunun için karbon çubuk kullanımının şart olmadığını düşünüyorum.Şöyle düşünelim,görünüm oranı 10:1 olan bir kanat olsun ve metre karesi DHV 1 sıfındaki bir kanatla aynı kilo aralığında olan bir yarışma kanadı olsun.Bir çok üreticinin bilgilerine baktığımızda sınıf arttıkça kanadın tokluğunu,direncini arttırmak adına uçuştaki iz düşümsel alan ve düz haldeki alan azaltılmakta,tabi yüksek yay açısı uygulamarıyla artık düz alan göreceli olarak daha az azalmakta(90-100 kilo aralığı için düz alan Mantra R09(23,1 m2)-R10.3(22,9)-R10.2(22) kanatlarında bile alan azalması bariz bir şekilde görülmekte,kaynak www.flyozone.com) Bu bilgiler doğrultusunda basıncı minimize etmek istediğimizde şeklimiz (DHV 1'e görünüm oranına göre kabaca kare dersek) kareden gittikçe uzaklaşmakta ve a kenarı b kenarından çok daha kısa olan bir dikdörtgen elde edilmekte.Bu dikdörtgenin hem alanının daha az hem de a kenarının, ilk karenin bir kenarından da kısa olacağına göre basıncı optimal minimize edecek noktalar hem azalacaktır hem de enlemesine olan birçok nokta artık boylamasına dizileceklerdir.Yani bu kanadı 4 kolonlu yapsaydık yaklaşık boylamsal ip sayısı aynı ama önden arkaya daha fazla ve birbirine çok yakın ip sıraları olacaktı ve daha iyi bir basınç dağılımı elde edecektik ama basınç dağılımı/ip sürtünme dengesini, artmış sürtünme yönüne kaydırmış olacaktık ve gereksiz verim kaybı olacaktı.Kısacası azaltılmış kolon sayısı bence sadece şeklin değişmesiyle alakalı.İplerin azalması ise bununla bağlantılı ama biraz farklı bir konu, lisede gördüğüm fizik derslerine dayanarak,bence malzemelerde bir değişiklik olmaksızın ip sayısının azalması, iplerin boylamasına(kubbesel yönde) diziliminin artmasıyla alakalı.Bunu daha detaylı anlatmak isterdim ama konu ile ilgili doğru terimleri bilmediğim için yanlış anlaşılabilecek bir şey yazmak istemiyorum.Konuyu bilen fizikçiler ve mühendisler umarım daha doğru ve detaylı bilgileri bizimle paylaşırlar.

Bence karbonun bize faydası, yüksek görünüm oranlarına sahip,daha hızlı ve daha iyi süzülme oranına sahip bu kanatların,tartışılsa da bence kanadın kapanmaya direncini ve kapanma sonrası tepkilerini bizim lehimize geliştirerek,bu kanatlarda iz düşümsel alanı azaltmaya olan gereksinimini azaltması ve termik akımının dikey kuvvetininden yararlanmamızdaki oluşan kaybı azaltmasıyla, bu kanatların artık mesafe uçuşlarında kullanılabilmesini sağlamasıdır.Yani DHV 1 bir kanadı günümüz malzemelerine(kumaş,ip...) ek olarak karbon çubuklarla tasarlasak bile her kolondan tek ip sırası(A,B,fren ipleri gibi) çıkacak geometride 2 kolonlu tasarlayamayız,öyle tasarlarsak bile belki uçabilir ama bu kanadın günümüz DHV 1 tasarımlarına göre birçok özelliğinin zayıf kalacağına inanıyorum.Başka bir örnek Mantra R10.2 de iki kolonlu ve karbon çubuksuz bir tasarım olarak çıkıyor.Dolayısıyla karbon veya plastik çubuk kullanımının kanatların güvenlik karakterine etkileri söz konusudur.Bu doğrultuda üreticiler şuan elde edilmiş fazla güvenliğin, sınıf aşımı olmaksızın tekrar azaltılarak performansa dönüştürülmesini sağlamaktadır.

Tüm bunların doğrultusunda benim merak ettiğim bazı şeyler var,öncelikle amacım sadece tartışmanın bilimsel zeminini sorgulamak olmakla beraber,acaba BBHPP kanadı (veya herhangi bir karbon çubuklu kanat olabilir), plastik çubuklarla tasarlanmış olsaydı,performas verilerinde ve bu videodaki görüntülerinde ne oranda değişikler olurdu(BBHPP uçuş testi http://www.vimeo.com/8612821) ?
-PWC Super Finalde Russell ve Luc ilk iki oldular ama o yarışmada 8.4 AR'li ve karbon çubuksuz tasarımlı başka bir kanat var mıydı ve vardıysa o kanatları da Russell ve Luc mu kullanıyordu?(Russell Mantra R09'la da (seri üretim olup olmadığını bilmiyorum) birincilik almıştı aynı sezonda bildiğimiz gibi.)
-Herhangi bir kapanmada bu çubukları kırabilecek kuvvet oluşabiliyor mu,oluşuyorsa güvenliğin riske girmesi için en az kaç çubuk kırılmalı ve bu sayı için gerekli olan toplam kuvvet ne kadar?
-Mantra R10.3 ve R10.2 karbon çubuksuz üretilecekmiş,peki plastik çubuklar var mı ve tasarlanan ilk R10.2 yine karbonsuz muymuş yoksa sonradan mı fikir değiştirilmiş?

Ben bu uygulamanın faydalı olduğuna inanmakla birlikte,burada sadece bu teknolojinin başarısından söz edebilmemiz için aynı BBHPP'den karbon çubukları çıkartıp yerine plastikleri koyup aynı pilotla(hatta pilotsuz) ve aynı hava şartlarında deneyleri tekrarlamak gerekli olduğunu ve teorinin ispatlanıp insanların kafasındaki karışıklığın giderilmesi gerektiğini düşüyorum.

NOT 1:Buradaki tüm yazdıklarım benim görüşlerim olup doğrulukları tartışmalıdır.

NOT 2:Yazıda bahsi geçen kanat verilerinin hesaplanmasında birçok parametre kullanılmasına rağmen, yazıyı kısa tutmak amacıyla bence daha öne çıkmış olan parametrelerden sadece bahsettim.Umarım canlarınızı sıkmamışımdır :)

Saygılar,

Kemal

Kullanıcı avatarı
saruhanu
Mesajlar: 35
Kayıt: 24.08.2008, 00:14
Ad Soyad: Saruhan Onur Ünlü
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #5 gönderen saruhanu » 1 on yıl 6 yıl önce (06.03.2010, 15:30)

Merhabalar,

Karbon cubuk kullanimin 2 kolonlu kanatlari mumkun kilmasi konusuna bir aydinlik getirmek istedim. Oncelikle sunu belirteyim "Iki kolonu mumkun kilanin, kanatta kullanilan karbonun oldugu" cikarimi bana ait degil fakat katildigim bir gorus. Bana ait olmayan bu cikarimi Ozone'un BBHPP videosundan aldim. Merak ederseniz asagidaki videonun 32. ve 37. saniyeleri arasini izleyebilirsiniz.

The Ozone BBHPP - Part 1 - http://www.vimeo.com/8225244
32. ve 37. saniyeler arasinda soylenen su "What makes the two line configuration possible, is a very small amount of carbon in the wing." (Iki kolonlu konfigurasyonu mumkun kilan, kanatta kullanilan az miktardaki karbondur)

kggunel yazdı:Bir de bir konu dikkatimi çekti,karbon çubuk kullanımının 2 kolonlu kanatları mümkün kıldığı,bence bu dolaylı bir etki ve bunun (2 kolonlu kanatlar) için karbon çubuk kullanımının şart olmadığını düşünüyorum.


Yukarida kalin yazi tipi ile belirttigim fikrinize katiliyorum.

Kanatta kullanilan kolon sayisini 2'ye dusurmek icin kanadin formunu korumasina baska unsurlarla (ip disindaki unsurlar) destek olmak gerekiyor. Ve tabii ki bu baska unsurlarin karbon olmasi sart degil.

Ornegin R10.2'de karbon kullanilmiyor fakat kanat baska maddelerle guclendirilerek kanadin ic basincini ve formunu korumasi saglaniyor.


Yalniz su noktada size katilmiyorum.

kggunel yazdı:Kısacası azaltılmış kolon sayısı bence sadece şeklin değişmesiyle alakalı.


Sadece seklin degismesi ile ifade ettiginiz gorunum oraninin ("aspect ratio") artmasi kolon sayisini azaltmak icin yeterli degil. Durumu oncelikle bir ornekle aciklamaya calisayim:

- Wings of Change - Death Blade
http://www.wings-of-change.at/cms/index ... Itemid=118)

Death Blade 13.01 gorunum oranina sahip deneysel bir kanat. Bahsettiginiz gibi bir kenari cok kisa diger kenari cok uzun bir dikdortgen sekline sahip. Ancak bildigim kadariyla 2 kolonlu bir tasarima sahip degil.

Yani kolon sayisinin azaltilmasi icin gorunum oranini artirmak tek basina bir cozum degil. Peki neyle alakali kolon sayisinin azaltilabilmesi?

Konsantre olunmasi gereken nokta iplerin islevini ustlenebilecek baska bir yapi kurulmasi.

Iplerin islevi sizin de gayet guzel acikladigin gibi basincin kanat icinde duzgun dagilimin saglanmasi ve korunmasi. Yani temelde kanadin formunu korumasi. Iste bu noktada karbon cubuklar veya her ne guclendirici sistem kullanilmis ise o, devreye giriyor.

Karbon cubuk orneginden gidersek; hucre basina yerlestirilmis her bir cubuk kanadin alt yuzune bagli olan iplerdeki kuvvetlerin kanada daha dengeli bir bicimde yayilmasina yardim ediyor. Cubuklarin yoklugunda, kuvveti kanada dengeli dagitmak icin 4 sira ip gerekiyordu ise, cubuklarin varliginda 3 sira yeterli olabiliyor. (Sayilar tamamen temsilidir).

Gunluk hayattan fiziksel bir ornek vermem gerekirse; bir A4 kagit dusunelim. A4 kagida ipler yapistiracagiz, ve iplerden tutup kaldirdigimizda A4 kagit bombe yapmadan yere paralel bir sekilde duracak. (Kuvvetler kagit yuzeyine homojen dagilacak).

Bunun icin kagidin iki ucuna 4er ip yapistirip denedigimizde kagit ortadan bir bombe verecektir yani orta bolgeye yeterli kuvvet uygulanmiyor. 3. bir sira ipi kagidin ortasina yapistirdigimizda. Kagit daha paralel duracaktir.
Simdi de soyle deneyelim.

A4 kagida boylamasina iki cita yapistiralim. Ve iki siralik ip konfigurasyonunu tekrar uygulayalim. Ilk denememizde ortadan bombe yapan kagit bu sefer citanin destegi ile bombe yapmayacaktir. Cunku citalar kuvvetin dagilimina ve kagidin formunu korumasina yardimci olacaktir.

Uc noktaya gidip, kagidin butun yuzeyine sert bir karton yapistirdigimizda tek bir ip dahi (agirlik merkezine yapistirildiginda) kagidi yere paralel tutacaktir. (Tabii bu durum yelken kanattaki gibi rijit kanat yapisina ornek teskil ediyor.)

Saygilarimla,

Saruhan Onur Unlu

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #6 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (10.03.2010, 21:33)

Selam,

Kağıt üzerinden verdiğin örneğe katılıyorum ancak,kağıdın kendi formunu koruyabilecek kuvveti kartona göre çok az,bu sebeple ip sıralarının birbirine çok yakın sıralanması gerekiyor ve bir de bu tasarım bana yedek paraşütün düzleştirilmiş halini hatırlattı.Oysa yamaç paraşütünün hiçbir ek malzeme olmaksızın bile belli bir yüklemeyle kendi formunu korumasını sağlayan bir tasarımı var,hatta bir videoda sadece harnesin ağırlığı bile bunu sağlıyor ( http://www.youtube.com/watch?v=OSkeqeUwvKk )Yani yamaçparaşütü, oran farklı olsa da kendi tasarımını karton gibi bükülmeye karşı koruyabilecek bir mukavemete sahip ama fazlası da fena olmaz:) Burada bence önemli noktalardan biri de iplerin dağılımı,malum her ipte aynı gerilim yok mesela B Line yaparken hissettiysen çok daha fazla kuvvet gerekiyor (http://www.u-turn.de/site/gs/assets/bg2 ... I_info.pdf ) Bence BBHPP'de A kolon ipleri paraşütün kaldırma kuvveti hattına(merkezine) çok yakın sıralanıyor olabilir ve hatta son ip çatalı belki kaldırma hattını ortasına alacak şekilde, ön arka doğrultusunda da çatallanıyor olabilir,bir nevi A ve B kolonunu birleştirmiş gibi(düşündüm de bu çatallanma şekili belki speed sistemi için problem olabilir).Sonuç olarak bence dikdörtgen prizma şekline ve homojen ağırlık dağılımına sahip bir kağıt plaka ile yamaçparaşütünü karşılaştırmak pek sağlıklı olmuyor.Bir kanadın kaldırma kuvveti oluşturması, profil oluşturması ve onu koruması için gerekli kuvvetler konusu tabi çok daha detaylı bildiğim kadarıyla.(yanlışlarım olabilir :) )

Death Blade'in tasarımının doğruluğu ve verimliliği ise zaten tartışmalı bir konu,bence bir kişinin uçabilir bir deneme yapmış olması o deneyin sadece uçabilirlik konusunda başarılı olduğunu gösterir ki bu kanat 13.01'lik GO'ya (GO:görünüm oranı,aspect ratio) rağmen hızı sadece şuan ki 8.5'lik kanatlarla aynı olduğu söyleniyor.Tek tek örnekler üzerinden konuşacaksak mesela Escape paragliders'ın yeni bir protosu var GO 8.2 ve profilde karbon çubuk da yok,plastik çubuk da ve kanatta bombeleşme de görülmüyor ( http://www.vimeo.com/7438245 , http://www.paraglidingforum.com/viewtopic.php?t=30337 ) Ayrıca tasarımda herşey GO demek değil,mesela bir kanadın GO ne kadar arttırırsak arttıralım bu kanada mutlaka kendi ağırlığımızı ve hatta gerekli olan G kuvvetine kadar olan ağırlığımızı da tehlikesiz bir şekilde taşıtmamız gerekiyor, yani belli bir ip sayısının veya kalınlığının altına düşmek, günümüz malzemeleriyle çok mümkün görünmüyor.O zaman bir profile yetse de ön plana dizdikten sonra elde kalan fazla ipleri, diğer iplerin arkasına saklamak veya birleştirmek sürtünme açısından faydalı olacaktır 8)

Bunlara paralel benim aklıma takılan başka birşey daha var,tasarımları farklı olsa da neden R10.2-R10.3-Magic FR5-BBHPP-Death Blade gibi kanatların hızlarının yaklaşık olarak aynı olduğu ve en iyi süzülmenin yaklaşık 40 km/s hızda elde edildiği ve bunlara rağmen süzülme oranlarının farklı oluduğu(tabi bunun için çöküş oranlarını bilmek lazım ama malum bu kanatların çok detaylı bilgileri pek paylaşılmıyor belli bir süre).Bir de diyelim ki güvenlik veya başka bir problemimiz yok,GO nereye kadar arttırılabilir?Bence GO arttıkça,kanadın arkada,sürtünmeden kurtulan kısmı da artık rüzgarla direk karşılaşmaya başlıyor,buna paralel olarak et kalınlığı azalıyor ve ipler azalsa da rüzgarla direk karşılaşacak ip sayısı da artıyor.GO'yu arttırıp sonsuza yaklaştırdığımızı düşündüğümüzde, kanadın tüm noktaları rüzgarla tam karşılaşacak oluyor.Acaba bir matematikçi veya fizikçi belli bir tasarım modeli için GO-Profil Sürtünme grafiğini çıkarsaydı,bu grafikte,azalan sürtünme kuvvetinin sabitleşmeye veya tekrar artmaya başladığı nokta için GO değeri ne olurdu :?

Sanırım konuyu biraz dağıtmışım :) Kusura bakma.Ben de belli GO'lardan sonra karbon kullanımının faydalı olduğuna inananıyorum.Umarım biran önce ispatlarlar.

Saygılar,
Kemal


Kullanıcı avatarı
Champion
Mesajlar: 649
Kayıt: 30.11.2007, 20:39
Ad Soyad: Semih Sayir
Şehir: İstanbul
:
Yarışma Pilotu 200+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 5 / 1
Pilot Menüsü: 

Mesaj #7 gönderen Champion » 1 on yıl 6 yıl önce (11.03.2010, 12:44)

Selamlar..
Çok teknik bir başlık olmuş..
Saruhan Guzel derlemiş. Gökhanın ve yazıyı okuyan diğer ilgili arkadaşların merak edebileceklerini düşündüğüm birkaç ekleme yapacağım.
1- Kanatların süzülme ve hız performanslarını rakamlarla ifade edecek değerlendirmeler yapılmıyor. Bu uygulamanın sebebi verilen ureticiler tarafından çarpıtılarak kullanılma endişesidir.
Kanat performasını hiçbir zaman sıfır türbülans şartlarında ölçülmez.. Ölçülsede birşey ifade etmez.
Süzülmesi ve sürati mükemmel olan bir kanat yaratabilirsiniz. Handling,(Kontrol ve manevra kabiliyeti)pitch(Öne dalış) yaw (yana salınma) faktörleride en az süzülme ve sürat kadar belirleyicidir.

Biraz daha açalım;
Kanat süzülme sırasında çeşitli hava akımları ve termiklerden geçer. Termiğe giriş sırasında kanadın ön kısmına çarpan yukselen hava kanadın geriye gitmesine dolayısıyla süzülme açısının ve performasının düşmesine neden olur. Ve yine pilot bu Pich controlu sağlamak amacı ile frenlere her dokunduğunda yeniden performans ve hız kaybına sebep olacaktır.(artan sürtünmöe kuvveti nedeni ile)
Bu sebeple dizayn uzmanı türbulans sırasında bu hareketleri minimum yapacak bir kanat dizayn etme amacındadır.

2-Kanatın AR si artıkça süzülme oranı(Turbulanssız havada) artar. Handlingi azalır.Uretici bu problemi kanatın kulaklarını aşağı doğru çekerek çözebiliyor. Bu durumdada biraz suzulme kaybı yaşanıyor.
Diger bir deyişle iyi suzulen kanatlar daha düz iyi dönen kanatlar daha eğimli bir görünüme sahip oluyor.

3-Kanatlarda Karbon veya plastik rigifoil kullanımı daha ziyade Speed bar ile hızlandırılmış uçuşlarda etkli oluyor. A ve B kolonlarının porsiyonel olarak çekilmesi ile dalış açısı biraz artmakta ve kanadın ön kenarında deformasyon oluşmaktadır. Bu deformasyon Aerofoil yapısını bozarak performansın speed bar kullanıldığında belirli bir seviye düşüşüne sebep veriyor.
Kullanılan rigifoil materyali bu problemi bir ölçüde minumuma indirmeyi amaçlıyor ve kanadın hucum kenarında desteklediği profil nedeni ile turbulansda pitch /Yaw effektini azaltarak performansa katkıda bulunuyor.

4- Kanadın turbulansa çok dayanıklı olmasının istenmeyen sonuçlarıda olabilir.Eğer uçtuğunuz kanat size hava koşulları ve turbulans konusunda gerekli feed back yapmazsa normalden daha büyük bir kapanmanın yaşanması kuvvetle muhtemeldir. Havadaki haraket değişikliğini pilota hissettiren kanat aynı zamanda pilota gerekli tebirleri alması için uyarı gönderir.

5-Aynı modellerin büyük kanatları küçüklerine göre daha hızlı süzülür ve daha hızlı uçarlar.Tandem kanadın neden yarışma kantları ile yaklaşık hızda uçabldiğini açıklıyor.
- Öncelikle tandemde yolcu ağırlğı x2 (100kg karşılık 200) kg olmasına rağmen kanat taşıyıcı yüzeyi x1.5 (28 m2 karşılık40m2) oluyor. Dolayısıyla santimetre kare başına düşen yuk artarak hızı yukseltiyor.
- Peki performansı neden yukseldi...?
Bunun sebebi ise* İnduced Drag (kanadın kaldırıcıdan oluşan vortex etkisi)dediğimiz faktörün kanat büyüdükçe(veya aspect ratio arttıkça) azalması


Daha teknik detay ve formul arayan bilim insanları linklere bakabilirler

http://en.wikipedia.org/wiki/Lift-to-drag_ratio
http://en.wikipedia.org/wiki/Reynold%27s_number

Bu linkte normal insanlar için :)

http://www.howstuffworks.com/glider1.htm

Sonuç
Performas kanatlarının karşılaştırılması sezon içerisinde yapılacak yarışma maratonunun sonuçlarına bakarak değerlendirmek en mantıklısıdır. İyi performansın diğer bir anlamıda her türlü hava şartlarında ve farklı bölgelerde kazanabilme başarısıdır.

Sezon geliyor, Bekleyelim Görelim....

Semih

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #8 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (11.03.2010, 17:15)

Açıklamalar ve bilgiler için teşekkürler Semih Abi.Bu adreslerde yararlı ve detaylı bilgiler varmış,benim ve bu konuyla ilgilenenler için faydalı olacağına inanıyorum.

Sonuç konusunda size katılıyorum, başarı için bir çok kriter var, en başta da sizin dediğiniz gibi bir kanatla her hava şartında güvenli ve aklında soru işaretleri olmaksızın uçabilmek,yani kendimize her açıdan en uygun kombinasyonlara sahip olan kanatlarla uçmak.

Yaklaşan yeni sezonda hepinize başarılar dilerim,
Kemal :)

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #9 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (26.03.2010, 14:08)

Selam,

kggunel yazdı: Bence BBHPP'de A kolon ipleri paraşütün kaldırma kuvveti hattına(merkezine) çok yakın sıralanıyor olabilir ve hatta son ip çatalı belki kaldırma hattını ortasına alacak şekilde, ön arka doğrultusunda da çatallanıyor olabilir,bir nevi A ve B kolonunu birleştirmiş gibi(düşündüm de bu çatallanma şekili belki speed sistemi için problem olabilir).


Mantra R10.2'nin ip tasarımını buldum,sizlerle de paylaşmak istedim.Bir de plastik çubuklu Mantra R10.2'nin,karbon çubuklu BBHPP'den daha iyi performansa sahip olması ve daha kullanılabilir olması ilginç.Acaba Mantra R10.2nin karbon çubuklu bir versiyonu ile plastik çubuklu olanını karşılaştırmışlar mı?Ben performans açışından anlamlı bir fark olacağını düşünmüyorum ama handling ve güvenlik karakterinde bir fark oluşturabilir mi bu durum?
Bir de acaba belli bir GO'dan sonra kullanılabilirlik azaldığından, en fazla ulaşılabilecek GO değeri ne olabilir veya kullanılabilirliği korumak için neler yapılabilir?

Saygılar,
Kemal
Dosya ekleri
R10.jpg

Kullanıcı avatarı
saruhanu
Mesajlar: 35
Kayıt: 24.08.2008, 00:14
Ad Soyad: Saruhan Onur Ünlü
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #10 gönderen saruhanu » 1 on yıl 6 yıl önce (26.03.2010, 14:43)

kggunel yazdı: Bence BBHPP'de A kolon ipleri paraşütün kaldırma kuvveti hattına(merkezine) çok yakın sıralanıyor olabilir ve hatta son ip çatalı belki kaldırma hattını ortasına alacak şekilde, ön arka doğrultusunda da çatallanıyor olabilir,bir nevi A ve B kolonunu birleştirmiş gibi(düşündüm de bu çatallanma şekili belki speed sistemi için problem olabilir).


Gayet başarılı =) Ilk okudugumda canlandirmakta zorlanmistim simdi anladim; tesekkur ederim paylasimin icin.

Saygılarımla,

Saruhan Onur Ünlü

Kullanıcı avatarı
Champion
Mesajlar: 649
Kayıt: 30.11.2007, 20:39
Ad Soyad: Semih Sayir
Şehir: İstanbul
:
Yarışma Pilotu 200+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 5 / 1
Pilot Menüsü: 

Mesaj #11 gönderen Champion » 1 on yıl 6 yıl önce (29.03.2010, 13:33)

kggunel yazdı:Selam,

kggunel yazdı: Bence BBHPP'de A kolon ipleri paraşütün kaldırma kuvveti hattına(merkezine) çok yakın sıralanıyor olabilir ve hatta son ip çatalı belki kaldırma hattını ortasına alacak şekilde, ön arka doğrultusunda da çatallanıyor olabilir,bir nevi A ve B kolonunu birleştirmiş gibi(düşündüm de bu çatallanma şekili belki speed sistemi için problem olabilir).


Mantra R10.2'nin ip tasarımını buldum,sizlerle de paylaşmak istedim.Bir de plastik çubuklu Mantra R10.2'nin,karbon çubuklu BBHPP'den daha iyi performansa sahip olması ve daha kullanılabilir olması ilginç.Acaba Mantra R10.2nin karbon çubuklu bir versiyonu ile plastik çubuklu olanını karşılaştırmışlar mı?Ben performans açışından anlamlı bir fark olacağını düşünmüyorum ama handling ve güvenlik karakterinde bir fark oluşturabilir mi bu durum?
Bir de acaba belli bir GO'dan sonra kullanılabilirlik azaldığından, en fazla ulaşılabilecek GO değeri ne olabilir veya kullanılabilirliği korumak için neler yapılabilir?

Saygılar,
Kemal


Merhaba Kemal
Seni tebrik ederim .. Önemli bir ayrıntı gözünden kaçmamış...
Öncelikle bana göre bu bir reklam kampanyası..Plastik çubuklu kanat karbon çubuktan daha iyiyse neden karbonun yasaklanmaması için bu kadar patırtı kopardılar..?

Bana göre arkasında şu düşünce yatıyor...

- BBHPP kanadının Superfinal sonuçları ile elde ettiği başarı bir pazarlama tekniği ile kullanılmak isteniyor. Verilecek mesaj şudur.."Yeni yaptiğımız kanat herkesin uçabileceği kadar güvenli olmasına rağmen performansıda karbon destekli olanlardan daha iyi"
Bu kanadın performansını BBHPP ile karşılaştırmak nasıl mümkün olabilir..?
Yani bu kanattan sadece 2 adet üretilmiş ve onlarıda sadece 2 kişi gerçek anlamda uçmuş...
Dolayısıyla bu abartmanın ortaya çıkması için bu kanatların yan yana uçup karşılaştırılması küçük bir ihtimal.

Satış felsefesi olarak mantıklı görünsede etik olarak çok yanlış bir yönlendirme olduğunu düşünüyorum.



Semih :shock:


Kullanıcı avatarı
aslan_umut
Mesajlar: 82
Kayıt: 18.06.2007, 12:38
Ad Soyad: Umut Aslan
Şehir: Ankara
:
Yarışma Pilotu 250+ Club
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #12 gönderen aslan_umut » 1 on yıl 6 yıl önce (29.03.2010, 19:30)

Merhabalar,

Belki de asıl soru "neden karbonun yasaklanmaması için bu kadar patırtı koptu" değil de "neden yasaklanması için bu kadar patırtı koptu" dersek daha doğru olur diye düşünüyorum veya "neden diğer üreticiler de karbon çubuklu prototipler yaptı madem plastik çubuk daha iyi".

Paragliding forumda neden karbonlu bir model değil de 2 farklı model olarak plastik çubuklu çıktı R10 diye soruldu ve Luc Armant'ın cevabı da şöyle oldu.

Hi,
the reason for non-carbon has nothing to do with PMA. Remember that bbHPP is an hold design started in 2008. Serious designing takes always times.
The carbon-free 2liner R10 project was started on June 2009 well before the super-final.
The R10.2 is performing better than the bbHPP, is much more user friendly and don't have the downsides of the carbon technology for production wings.

But we'll keep going on research in carbon technology as we thing there is still a lot to learn with.

Cheers,
Luc


Bence "çamur at izi kalsın" dan önce biraz gözlem yapmayı bekleyelim ve görelim. Ayrı zamanda kanat hakkında söylenenlere kulak verelim. Frank Brown'ın R10.2 için 14.03.2010 tarihinde söylediği söz "The nightmare from Italien is coming back in 2010 with the R10". Pepe'nin blogundan alıntıdır ve aynı tarihli yazıda bulunmaktadır.

http://www.pepemalecki.de/icc/pepemalec ... n=DESC.htm

Ayrıca Gradient'in Belçika temsilcisi de şunları söylemiş;

'I was at Gourdon last week and I saw both. The R 10.2 is quite impressive, I must say. Some top french pilots were there to test ride it. According to one of them, this comp wing is "the must have" '

Sezonu bekleyelim ve görelim.

Umut

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #13 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (30.03.2010, 16:16)

Selam herkese,

Bu konu anlaşılan, dünyadan sonra bizde de çok tuttu :) Benim takip edebildiğim yerlerin tamamında bir sonuca ulaşılamıyor.Bu konuda daha önce Semih abi gibi düşünmemiştim ancak çok mantıklı, sezon başlamadan önce bu konu netliğe kavuşturulmazsa Semih abinin teorisi doğrulanmış olur bence,kendi adıma bu teorinin ispatlanmasını istemiyorum,çünkü doğru çıkması halinde biz yamaçparaşütü severleri, ticari kaygılarından dolayı hayal kırıklığına uğratmış olurlar.

Bence bu konuda yapılacak tek bir şey kalmış durumda,burada bu teknolojinin başarısından ve buna dayandırılarak söylenen Mantara R10.2'nin başarısını ispatlamaları için BBHPP'yi hem karbon hem de plastik çubuklu üretip,noter gibi bir kuruluş huzurunda aynı pilotla(hatta pilotsuz), aynı hava şartlarında veya bir rüzgar tünelinde performans ve güvenlik verilerinin elde edilip,bu yeniliğin faydalı olup olmadığı ispatlandıktan sonra Mantra R10.2'yi BBHPP'yi karşılaştırıp, insanların kafasındaki karışıklığın giderilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunlardan dolayı bence sezonu bekleyip görmek anlamsız,çünkü yine farklı pilotlar ve farklı havalar olacağından veriler objektif olmayacak ve hiçbir şey ifade etmeyecek ve bir sonraki yıl yeni modeller çıkmış olacağından elde edilmiş göreceli bilgiler(Luc Armant,Frank Brown'un dedikleri) bile anlamsız kalacak.

Bir şey belirtme ihtiyacı hissediyorum,benim bunlar üzerinde durmamın sebebi daha güvenli,keyifli ve verimli uçuşu, hangi yeniliklerin getireceğini merak ediyor olmam,amacım herhangi bir firmayı yargılamak ya da övmek değil.

Bu konuyla ilgili sadece bir firmayı da sorumlu tutmuyorum.PMA ve diğer önde gelen firmaların da bu konuda en az Ozone kadar sorumlu olduğunu düşünüyorum.

Saygılar,
Kemal Gökhan GÜNEL

Kullanıcı avatarı
ucarimanda
Mesajlar: 299
Kayıt: 16.10.2006, 17:07
Ad Soyad: Yigit Yildirim
Şehir: Ankara
:
Yarışma Pilotu 50+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 8 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #14 gönderen ucarimanda » 1 on yıl 6 yıl önce (30.03.2010, 17:31)

Selamlar,

Ozone temsilcisi olarak birkaç açıklama yapmak istiyorum.

Ozone şimdiye kadar hiçbir kanadı için ŞİŞİRME performans bilgisi yada yanlış yönlendirici karakter tanımlamalarında bulunmamıştır.

Benzer şekilde Ozone hiçbir zaman isimde teknoloji olan ancak işlevselliği ve özgünlüğü sorgulanabilecek söylemler kullanmamıştır.

R07 ile önde gelen yarışma kanadı üreticilerine yetişen,
R09 ile yarışmalarda ilk sıraları alan
ve BBHPP ile tüm rakiplerini korkutan Ozone firmasının temsilcisi olmaktan mutluluk duyuyorum.

Konuyu tartışırken Ozone'un yanlış bilgi verdiği ifade edilmiş. Bu doğru değildir.

Saygılar,
yigit

Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #15 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (31.03.2010, 21:35)

Selam Yiğit,

Yazdıklarından sonra kendimi,yazdıklarımı tekrar okumakla sorumlu hissettim.Kendi adıma yazdıklarımda Ozone'un yanlış bilgi verdiği üzerinde değil,açıklanmayan bilgiler üzerinde durduğumu düşünüyorum.Eklerde de göreceğiniz gibi sayısal verilerde BBHPP yer almazken,sözlü açıklamalarında BBHPP'yi kullanmışlar.Bir nokta var ki mirengi olarak bir sezon geçirmiş olan R09 kullanılması iyi olmuş.

Bilime inanan bir insan olarak, karbon kullanımının faydalı olabileceğine inanıyor olsam da, ispatlanmamış yeniliklerin,bilimsel veriler olmaksızın açıklanmasına,kullanılmasına ve bu nitelikteki seri üretimde olmayan prototiplerin bizim milli takımımızın da katıldığı federasyonlar düzeyindeki yarışmalarda kullanılmasına karşıyım.Bir çok fabrika takımının bunu yaptığı aşikar biliyorum ama böyle kanatların özel organizasyonlarda serbest olabileceği bir düzenin daha adil olacağını düşünüyorum (Formula 1 gibi).

Umarım bu defa kendimi daha iyi anlatabilmişimdir.

Hepinize yaklaşan sezonda başarılar dilerim :)

Kemal Gökhan GÜNEL
Dosya ekleri
R10 Comparison 1.1.pdf
(256.64 KiB) 123 kere indirildi
Ozone R polars.jpg
Ozone R polars2.jpg

Kullanıcı avatarı
muzzy145
Mesajlar: 511
Kayıt: 29.01.2008, 00:05
Ad Soyad: Muzaffer Dundar
Şehir: Akhisar
:
Yarışma Pilotu 150+ Club
Aldığı Beğeni: 20 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #16 gönderen muzzy145 » 1 on yıl 6 yıl önce (02.04.2010, 05:10)

Superfly'in (kuzey amerika gin nova advance dagiticisi) BBHPP ile dalga gectigi video http://www.youtube.com/watch?v=pQ6jcXUDQQA
Gorunuse gore Mr. Gin Boom 7'nin R10'a karsi olan satisindan memnun degil. Tum Gin dealerlari Ozone'a saldiriya gecmis :D Umarim bu rekabetten tuketici karli cikar.

Muzaffer


Kullanıcı avatarı
ucarimanda
Mesajlar: 299
Kayıt: 16.10.2006, 17:07
Ad Soyad: Yigit Yildirim
Şehir: Ankara
:
Yarışma Pilotu 50+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 8 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #17 gönderen ucarimanda » 1 on yıl 6 yıl önce (06.04.2010, 17:04)

Selamlar,

Karbonlu karbonsuz biz tartışa duralım, Ozone pilotları olayı götürüyor.

http://www.mantaonline.it/pggen.pdf

Luca Donini, Ulrich Prinz, Cristian Biasi, Jimmy Pacher gibi Gin takımının en iyi pilotları biraz çaresiz görünüyor.

Saygılar,

Kullanıcı avatarı
ucarimanda
Mesajlar: 299
Kayıt: 16.10.2006, 17:07
Ad Soyad: Yigit Yildirim
Şehir: Ankara
:
Yarışma Pilotu 50+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 8 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #18 gönderen ucarimanda » 1 on yıl 6 yıl önce (29.04.2010, 11:56)


Kullanıcı avatarı
kggunel
Mesajlar: 28
Kayıt: 01.02.2008, 17:14
Ad Soyad: Kemal Gökhan Günel
Şehir: İzmir
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #19 gönderen kggunel » 1 on yıl 6 yıl önce (29.04.2010, 21:20)

Selam herkese,

Öncelikle yarışmalarda başarı elde eden pilotları tebrik ederim.Bunun yanında bizim pilotlarımızın da bu organizasyonlarda bulunabilmelerini gönülden isterdim.Neyse yazımın bu kısmını, konuyla ilgisi olmadığından, kısa tutuyorum.

Gelelim asıl konuya.Bu başlık altında yazılmış son iki yazının ''Yamac Parasutunde Karbon Kullanimi - Ozone BBHPP'' ve buna paralel tartışılmış olan, karbon çubuklu tasarlanmış Ozone BBHPP kanadının tekrarlanamaz deneylerle yapılmış, R10 serisi ve R09 ile karşılaştırılması ve bu deneyin sonuçlarının insanlara açıklanma tarzı başlıklarıyla yani yeni bir maddenin yp'de kullanımı ve bu yeniliğin diğer uygulamalara olan üstünlüğü ve zayıflıkları ile ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Bu son iki yazının ''Ozone Mantra R10 serisi ve başarıları'' veya ''Ozone Mantra R10 serisi tanıtımı'' gibi yp malzemeleri sınıfı altında açılmış bir başlık altında bulunması daha doğru olacaktır.

Yamaç paraşütünde karbon kullanımı - Ozone BBHPP başlığı ile ilgili yeni gelişmeleri ve bilgileri sabırsızlıkla bekliyorum.Konu ile ilgili yeni gelişmelerden bilgisi olan arkadaşlarımız, bunları bizlerle paylaşırsa sevinirim.

Saygılar,
Kemal Gökhan GÜNEL

Kullanıcı avatarı
ucarimanda
Mesajlar: 299
Kayıt: 16.10.2006, 17:07
Ad Soyad: Yigit Yildirim
Şehir: Ankara
:
Yarışma Pilotu 50+ Club Dealer
Aldığı Beğeni: 8 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #20 gönderen ucarimanda » 1 on yıl 6 yıl önce (30.04.2010, 16:04)

Selamlar,

Konu başlığını oluşturan mesajda karbon teknolojisi şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Konu başlığı da bu yöndedir.

Ancak aslında teknoloji (gelişme) kullanılan malzeme değil, ip geometrisidir. Yani aslında bu başlık karbon kullanımı yerine 2 kolonlu kanat şeklinde olabilirdi.

Karbon çubukların kullanım amacı da az sayıda ip ve az sayıda bağlantı noktası sonucunda noktasan yüklenmeleri azaltmak ve kanat yüzeyini/formunu düzgün tutabilmektir.

Ozone iki kolonlu kanat imalatını karbonsuz (daha esnek platik çubuklar yardımıyla) yapmayı tercih etmiştir. Muhtemelen bunun nedeni plastik çubukların yeterli olmasıdır.

Başka bir bilgi ise Ozone'un şimdilik karbon çubuklu kanat (proto,vb.)üretmeyi planlamadığıdır. Belki de BBHPP türünün tek örneği olarak tarihe gömülecektir.

Tekrarlıyorum. BBHPP'den geliştirilen R10 kanatlarının ortak özelliği 2 kolonlu olmalarıdır. Bu anlamda konu bütünlüğünün çok dışında değildir.

Not: Kanadın kapanma direnci kullanılan çubuklarla ilintili değildir, profil seçimi ve yük dağılımı ile ilgilidir. Karbon çubukların kanadı açık tutma fonksiyonu yoktur.