24 saat önce,
Ben - Yarın Takeoffa gelicek misin Doğan abi?
Doğan Özesener - Geleceğim Gökhan
20 saat önce,
Flymaster B1 Nav kullanıyorum. ‘Xc uçucak değilim de en azından bari takeofftan kaç metre uzakta olduğumu göreyim’ düşüncesiyle, ana ekrandaki data fields seçeneklerinden birini Dist. Toff ile değiştirdim. Ertesi gün ilk defa Xc uçuşu yapacağımı bilmiyordum. malum oldu sanırım.
2 saat önce,
Sıradan bir uçuş günüydü. Doğan abi ile Sakarya, Serdivan, Kırantepede beraberdik. Rüzgar zayıftı fakat saykıl aralıkları giderek kısalıyordu. Kanadımı serdim, Doğan abi eğer patlarsam beni iniş alanından alacağını söylemişti. (o gün benim iniş alanım 20.8 kilometre ötede olacaktı
İleride inebileceğim güzel tarlalar vardı. Uçtuğum bölgede ise genellikle Otoyol, ormanlık alanlar, yerleşim yerleri ve bolca yüksek gerilim hattı vardı. Her ihtimali düşünüp bir iniş noktası belirliyordum kafamda. Uçuşum boyunca belki 30 farklı iniş noktası belirlemişimdir. O an ki gidişata göre rotaya da anlık karar veriyordum. 6-7. Kilometrelerde Doğan abi ile telsiz irtibatını kaybettiğimi farkettim. Yolda rastladığım termikleri dönerek yoluma devam ettiğim için irtifam hala güzeldi ve işte o zaman gidebildiğim kadar gitmeye karar verdim. Doğan abiyi indikten sonra telefonla arıycaktım, beni ne kadar merak ettiğini tahmin edebiliyordum.
Uçtum, uçtum… Samanlı dağlarının başlangıç kesiminde Geyve Boğazına gelmiştim, irtifam hala yeterliydi ve boğazın içindeki olası iniş alanlarını kestirmemle Geyve boğazına daldım, burada bir otoyol, yolun yanında Sakarya nehri ve onun yanında bir tren yolu vardı. İleride yol kenarlarındaki küçük iniş alanlarını gözüme kestirdim. Birkaç dakika sonra o alanların tepesinde hala yeterli bir irtifa ile daha ilerideki iniş alanlarını gözüme kestiriyor olacaktım. Bu şekilde devam ettim.
15 kilometrelik Geyve Boğazının 7. Kilometrelerindeydim. Artık irtifamı tüketmiştim ve otoyolun kenarında önceden gözüme kestirdiğim bir düzlüğe güvenli bir şekilde indim. Gps 20.8 kilometre uçtuğumu gösteriyordu. O anki mutluluğumu asla unutamam.
İniş yaptıktan sonra Doğan abi ile konuştum. Beni sapanca gölünün ortasından karşıya geçerken yetişemeyip göle indiğimi düşünmüş. Sapanca emniyetine haber verip ihbarlar yapmışlar.. Doğan abi çok kızdı bana. Haklı adam. Ne dese haklı. Spontane gelişen bir uçuştu ve kimsenin nereye gittiğimden haberi yoktu sonuçta.
Doğan abime bunları yaşattığım için ondan özür diliyorum. Spora başladığımdan beri de benden her türlü bilgi ve tecrubesini paylaştığı için de ona teşekkür ediyorum ve bu uçuşu Doğan Özesener’e ithaf ediyorum. Ondan çok şey öğrendim. İyi ki varsın Doğan abi. Yarın arayıp gönlünü alacağım
saygılar…
